Tarihi Su Kemerleri ve Zeytin Bahçeleri

 

Antik uygarlıklar için kemerler ve su yolları şehirlerin saygınlık göstergesiydi. Bu önermeye göre Smyrna şehri, döneminin en yüce kentlerindendi. M.Ö. 4. yüzyılda yaşanan siyasi ve askeri problemler sebebiyle kent yeni bir alana taşınmak istenmiş.Yeni Smyrna, İzmir Körfezi’nin güneyinde bir tepe ile deniz arasındaki yamaçlar üzerine inşa edilmiştir.

 

Helenistik Çağ’da inşa edilen Nea (Yeni) Smyrna’nınimarı sırasında bayındırlık alanında ulaşılan tüm gelişmelerin kullanıldığı gözlemlenir. Yeni Smyrna kentinin inşa edileceği yer seçilirken sadece savunma, güvenlik gibi etkenler göz önünde bulundurulmamış, aynı zamanda halkın refah düzeyi ve kaynakların kullanımı da dikkate alınmıştır. Bu bağlamda çeşitli altyapı projeleri geliştirilmiş, refahı arttıracak projeler uygulanmıştır. Tüm bu koşullara baktığımızda Smyrna kentinin yüzyıllar boyu kesintisiz refah ile bölgede hakimiyet sürdüğünü söyleyebiliriz.

 

Tarihteki medeniyetlerin tümünde doğal kaynaklara erişimin bir güç ve statü göstergesi olduğunu görürüz. Bu Smyrna kenti için de geçerli olmuş, kenti yüce kılan en önemli özellikler arasında halka temiz kaynak suyunun ulaştırılması gösterilmiştir. Su bir şehrin ayakta kalmasını sağlayan yegâne faktördür. Bu nedenle şehrin geniş su rezervlerine sahip olması veya suyu kesintisiz olarak şehre ulaştıracak kanallar inşa etmesi önemlidir. Ne var ki antik çağ mühendisliği için bir hayli zor olan ve bakım gerektiren su kemerleri/kanallarının inşası aynı zamanda fazlaca maliyetlidir. İşte Smyrna antik dönemin en işlek, kusursuz ve bakımlı su kemerlerini inşa ederek prestijini kanıtlamıştır.

 

Çok çeşitli kaynaklara uzanan ve uzun mesafeler kateden bu kemerler Smyrna’nın güç sembolleri olarak bilinir. Kentte Karapınar, Akpınar, Kızılçullu, Vezirsuyu gibi su kemerleri bulunmaktadır. Bu yazımızda Akpınar Su Kemeri’nden bahsedeceğiz. Bu kemer İmparator Yüce Titus’un hakimiyet sürdüğü yıllarda, Asya eyaletinin valisi olan Ulpius Tranius tarafından yapılmıştır. Ulpius Tranius bu kemerleri Zeus Tapınağı’na su getirmek için inşa ettirmiştir. Su kemerinin inşa edilişi bölgede bulunan eski yazıtlardan öğrenilmiş, yine aynı yazıtlarda Proconsul Tullus’un su kemerine restorasyon yaptırdığı yazmaktadır.

 

Akpınar su kemeri Zeus Tapınağı’nın bulunduğu Değirmentepe’ye ulaşmak için 27 kilometre katetmiş ve 6 su kemerinin iletimiyle dere ve vadileri aşmıştır. Dönemin koşulları da dikkate alındığında bin bir zorlukla iletildiğini bildiğimiz taze ve zengin su, köylülerin tarım faaliyetleri için kullanılmıştır. Bu bölgede uzun yıllar bereketli hasatlar elde edilmiş, Ege yöresine ait zeytin meyvesinin üretildiği ağaçlıklar yetiştirilmiştir. Halen su kemerlerinin sınırında zeytin bahçeleri bulunur ve tarihin bereketli toprağıyla, suyuyla beslenmiş bu ağaçlar en lezzetli ve doğal zeytinleri sunmaktadır. Naturel sızma zeytinyağlarımızın ve lezzetli Bergama zeytinlerimizin elde edildiği tarlamız, yüzyıllar süren doğallığını koruyarak,bugün en bereketli ürünlerini sofranıza sunmaktadır.